hava
DOLAR %
EURO %
GRAM ALTIN %
ÇEYREK A. %
BITCOIN %
SON DAKİKA
Google News

Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Fırat’tan Mega Endüstriyel Bölge Planına Tepki

Son Güncelleme :

11 Mart 2026 - 13:44

/ 379 views kez okundu.
Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Fırat’tan Mega Endüstriyel Bölge Planına Tepki
reklam


“Doğu ve Güneydoğu üretim planlamasının dışında bırakılıyor”
Sanayi Alanları Master Planı kapsamında Türkiye genelinde 13 ilde toplam 59 bin hektarlık alanda kurulması planlanan 16 “Mega Endüstriyel Bölge” kararı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da tartışmalara neden oldu. Bölgedeki iş dünyası temsilcileri, yeni sanayi planının mevcut haliyle bölgesel kalkınma hedeflerinden uzak olduğunu belirterek yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.


Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Fırat, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayi yatırımlarının dengeli dağıtılmasının Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Fırat, hazırlanan planın Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun üretim planlamasının dışında bırakılması riskini taşıdığını belirterek bu durumun bölgesel eşitsizliği artırabileceğine dikkat çekti.


16 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sanayi Alanları Master Planı’nın temel hedefi, sanayi yükünü Marmara Bölgesi’nden iç kesimlere kaydırmak, yeni üretim kuşakları oluşturmak ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak olarak açıklandı. Ancak yapılan değerlendirmelerde, yeni mega sanayi bölgelerinin büyük ölçüde İç Anadolu hattında kümelendiği ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu’nun bu planlamada yeterince yer bulamadığı ifade ediliyor.


Hazırlanan değerlendirme raporunda, geçmiş yıllarda uygulanan yatırım teşviklerinin de bölgesel eşitsizliği artırdığına dikkat çekildi. 2002-2024 yılları arasında verilen teşviklerin yaklaşık yüzde 41’inin gelişmiş bölgelerde yoğunlaştığı, buna karşılık Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun yalnızca yüzde 5 civarında pay aldığı belirtildi. Ayrıca 1. ve 2. bölgelerde yer alan 21 ilin toplam teşvik payı yüzde 61 olurken, 5. ve 6. bölgelerde bulunan 29 ilin payının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kaldığı vurgulandı. Bu durumun bölgeden gelişmiş illere doğru yoğun emek, beyin ve sermaye göçünü hızlandırdığı ifade edildi.


Raporda Mega Endüstriyel Bölge planının savunulmasında deprem riskinin önemli bir kriter olarak öne çıkarıldığı, ancak bunun tek başına yeterli olmadığı görüşü de dile getirildi. Diyarbakır, Şırnak, Batman, Ağrı, Iğdır ve Kars’ın 2. derece deprem kuşağında, Şanlıurfa ve Mardin’in ise 3. derece deprem kuşağında bulunduğu hatırlatılarak, buna rağmen mega sanayi bölgesi ilan edilen bazı illerin de deprem kuşaklarında yer aldığına dikkat çekildi.
Ömer Fırat, Türkiye’nin yeni ticaret rotalarında Irak ve Suriye pazarlarının giderek daha önemli hale geldiğini belirterek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun bu açıdan stratejik bir konumda olduğunu ifade etti. Bölge illerinin Habur ve Nusaybin sınır kapılarına yakınlığı sayesinde dış ticarette önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Fırat, bölgenin Irak ve Suriye’ye yaptığı ihracatın toplam ihracatın yaklaşık yüzde 50’sini oluşturduğunu hatırlattı. Bu nedenle sanayi yatırımlarının bu bölgelere yönlendirilmesinin Türkiye’nin yeni ticaret stratejisi açısından da büyük önem taşıdığına vurgu yaptı.


Değerlendirme raporunda ayrıca bölgenin güçlü tarım ve hayvancılık potansiyeline de dikkat çekildi. Şanlıurfa’nın pamuk, mercimek ve fıstık üretiminde Türkiye’de birinci sırada yer aldığı, Diyarbakır’ın buğday üretiminde üçüncü sırada bulunduğu, Batman’ın mercimekte üçüncü sırada, Siirt’in ise fıstık üretiminde Türkiye birincisi olduğu hatırlatıldı. Küçükbaş hayvancılıkta da Türkiye’nin ilk 10 ili arasında bölgeden 5 ilin yer aldığı ifade edildi.


Raporda, genç nüfusun yoğun şekilde mega sanayi bölgelerine göç etmesi durumunda tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin ciddi şekilde sekteye uğrayabileceği uyarısında da bulunuldu. Aynı zamanda Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun genç iş gücü açısından önemli bir avantaja sahip olduğu vurgulandı. Şanlıurfa’da doğurganlık oranının 3,28, Diyarbakır’da 2,20 ve Şırnak’ta 2,62 seviyesinde olduğu belirtilerek, bu oranların mega sanayi bölgesi ilan edilen birçok ile göre oldukça yüksek olduğu ifade edildi.


Liman mesafeleri açısından yapılan değerlendirmelerde ise bölge illerinin İskenderun Limanı’na olan uzaklıklarının mega sanayi bölgesi ilan edilen bazı illerle benzer seviyelerde olduğu belirtildi. Bu nedenle sanayi yatırımlarının yalnızca belirli bölgelerde yoğunlaştırılmasının ekonomik açıdan zorunlu olmadığı görüşü dile getirildi.


Açıklamasının sonunda Ömer Fırat, sanayi planlamasının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda nüfus hareketleri, ticaret eksenleri ve ekonomik dengelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun genç nüfusu, tarım ve hayvancılık altyapısı ile sınır ticareti avantajına sahip olduğunu ifade eden Fırat, bölgenin üretim planlamasına daha güçlü şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi.


Fırat, özellikle 5. ve 6. teşvik bölgesinde yer alan illerin Mega Endüstriyel Bölge kapsamına alınması ve bu bölgeler için özel kalkınma projeleri geliştirilmesi gerektiğini belirterek, planın yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.

reklam

YORUM ALANI

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.